ayın 11'i * döngüler * and the rock

Bugün ayın 11’i. Uzun zamandır 11ler gözüme batmıyodu. 6 aydır filan sanırım. Atlamışım 11leri bi 6 ay kadar falan. Ayın 11’i iki senedir 'yas' günümdü benim, farketmesem bile. Iki kere, biri Led sınıfta Sharath’in önünde hatta, Mysore’daki ‘the’ shala’da pıtır pıtır gözümden yaşlar inmişti de tutamamıştım, ayın 11’iydi yine. Nası bi enerjidir o shalanın içi de..

Sen hiç bi kayayla konuştun mu? Haşmetine hayran olduğum, sevgili sırdaşım, kaya!

Gecen Nisan ayinda baharin en guzel oldugu donemde, boyle kekik lavanta kokulari filan, Bodrum Gumusluk’de Karakaya Inziva Merkezinde Vipassana inzivasina katilmistim. Orda Jeff (Vipassana rehberimiz), bi ogleden sonra gidip, dogada baska canlilarla filan konusmamizi onermisti. Hic unutmuyorum acayip yamuk bi agac bulmustum kendime, boyle olur ya yavrum sen naaptin nasi dolandin ciktin uzadin boyle diyceeen agaclar, hah iste onlardan, sonra o agacla konusurken aslinda kendimle konustugumu ama bunu sanki kucuk bi kiz cocuguyla konusuyormus gibi yaptigimi farketmistim. Cok enteresan bi deneyimdi. Zaten Karakaya’ya gitmediysen, git! Inanilmaz bir yer. Bence bi proje orasi ve gerceklestirenlerin bunu para icin filan yapmis olmalarinin imkani yok. Bayaa bi inziva hizmeti sunuluyor orda. Baska bi post yazabilirim oraya iliskin. Bu arada o inzivaya da babam oncelikli sefkat meditasyonu yapmak icin gitmistim. Inanilmaz faydasini gordum.

Ondan sonra Haziranda Marmaris’e geldigimde, bu patikadan, Turgut’dan Orhaniye’ye cikan, gecerken yolda gozume bi kaya kestirdim, ya da o beni secti. Ustune oturdum ve uzun uzun anlattim. Bugun yine o kayanin onunden gecerken, donus yolunda, gidis yolunda gormezden geldim, onunden gectim aslinda, duramamak gibi bi meselem oldugu dogru. Neyse, dondum oturdum ustune ve soyle bakarken etrafima agaclarin govdelerinin bana ne kadar babami hatilattigini farkettim. Sonra da aaa ayin 11’I bugun. Bi ay sonra tam iki sene olacak (tam demek dogru mu bilmiyorum cunku tibbi anlamda diger ayin 11ine kadar aslinda yasamis sayilmisti babam ama bilinci yoktu) Neyse dusundum de ilk bir senesi her yerden ve her seyden kacarak degisik ulkelerde acayip bi enerji bosalmasiyla, ikinci senesi de duygusal cozulmelerin oldugu bi surec-ti, ve sanirim, kapanan bi dongu. Cok derin cok kokten cok koksuzlestiren sonra yine yeni yeni koklendiren nevi sahsina munhasir bi dongu.

Ben babamla yakin degildim. Sasirdim galiba bu kadar sarsildigim icin. Nassi yani ben cok guclu bi kadinim! Niye ‘olayi’ bu kadar buyutuyorum ki! Anlamadim. Ama bi makale okumustum, aydinlanmayla ilgili, su gecen postta bahsettigim adamin. Baya matematiksel bi sekilde analiz ediyo ve diyoki, aslinda her olay insanin aydinlanmasina sebep olabilir. En basit gorunen bile. Aydinlandigimi iddia etmiyorum tabisi ama benim cikarimim, basimiza gelen her sey, biz hazirsak, bambaska donusumlere sebep olabiliyor. Babam dustugunde ben Hindistandaydim. O kadar yoga, masaj, ses terapisi, chanting filan, yeni TM kursumu bitirmisim, sogan sarimsak bile yemiyorum şehir merkezine nadir iniyorum kulaklarıma gözlerime filan toz kaçacak diye :)) oyle bi dikkat ediyorum pranama, sen dusun:) diyorum ki simdi belki de antenler cakralar filan acikti. O yuzden belki de boyle tepetaklak oldum, ezberim sasti. Biliyo musun yeni yeni kendime geliyorum. Babama ozlemim yeni yeni geciyo demiyorum. Yeni yeni ayaklarimin yere degdigini hissediyorum. Sasirdiysan sen de seni cok sarsan bi ‘olaya’, saskinliginin da keyfini cikar. Belki de inanilmaz donusumler bekliyodur seni.

Ben agaclara sarilmazdim onceden. Yani aklima gelmezdi bi agaca sarilmak. Simdi pek sevdigim bisi. Prana alis verisi yapiyorum agac govdeleriyle artik. Goremedigim ama gorebilsem Tinker Bell’in eflatun lila mor pariltilari gibi bisiler olusuyo sanki, ellerim o govdeye degdiginde.

Bu arada kayayla muhabbetten sonra bi de kaplumbaga gordum. Eve varinca baktim ne demekmis acaba diye (anlamlar anlamlarJ

Yolundan sasma, kararlilikla yuru demekmis (daha bir suru olabilir ama ben bunu cok sevdim). O kadar anlamli geldi ki, bi kac gundur tez danismanlarimin yorumlariyla allak bullak olan zihnimde bu tezi neye evirip cevirecegimi dusunuyor, biraz cesaretim kiriliyordu.

Marmaris Turgut koyunde, bayaa bildigin basit bi koy evinde, cocuk bakiyorum – Asi (arkası donuk), Asu (aşagı bakan köpek duruşunda) ve de tavuk gang, apachi horoz önderliginde. Ev oyle bi konumdaki, ya yarim saat okaliptus agaclarinin arasindan yuruyup, tenha bi yat limanina, ya da bu patikadan gecip Orhaniye’ye iniyosun. Ya da evin hemen onunden dolmusa atlayip 15 dakkada Selimiye’ye gidiyosun. Ama orasi bana biraz ‘pretentious’ geldigi ve dolmus olayini da pek sevmedigim icin ben ilk iki opsiyon arasinda gidip geliyorum, keyifle, huzurla. Buyuk sans oldu bana bu evde yasayanlarla tanismam, bu ucuncu ve sanirim son gelisim, cunku tasiniyolar. Jupiterin bu sene 11.evimde olmasina bagliyorum tabiki ben bu tatli tanismayi. Hayvanlari beslemek de inanilmaz koklendiriyor insani. Her gun denizden geldigimde, herkes bi kapida karsiliyor beni, GOT’daki Khaleesi gibi hissediyorum kendimi. Make your own tribe! :) Benimki burda:

Bugun Facebook 2 sene oncesinde Mysore Dasara festivaline dair anilari hatirlatti sagolsun. O zamanki ben biraz uyarilmis atom gibiydim, ya da Artemis! bisilerin beni bekledigini alttan alta, duzensiz uykularla hissediyodum belki de, bilemiyosun ki. Hala öyle olabiliyorum bazen (Vata insanının ızdırabı:)) ama köklendim biraz, kökleniyorum yavas yavas, ve hic bi yere diil, kendime. Şefkati de babamdan, ablamdan ya da erkek arkadaşımdan diil de, kendimden bekliyorum. Asker olarak yetiştirmişim kendimi, özellikle ameliyat süreci boyunca, (o da bi döngüydü belki de başka türlü olmaması gerekiyodu, bilemiyosun ki). Istifami bastım.

Şimdi gözlemci olmaya çalışıyorum. Insanın kendine şefkat göstermesi meselesini çok garipsedim aslında. Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başladı, oyun gibi, hala ögreniyorum. O da başka bi döngü sanırım. Döngüler döngüleri açarken iskelet kadınlar şarkılar söylesin danslar etsin kurtlarla vahşi ormanlarda, yıldızların altında, o güzelim ay’ın şahitliginde.

Ingilizce klavyede yazıp, turkcesini sonradan çevirmeye calistim. pek olmadı sanirim:) olduğu kadar ;)